İnsanların maddi çevrelerini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdikleri metotlara teknoloji denir. Bu metotları gündelik yaşama uygulayan insanlara da zanaatkâr denir. Teknoloji pratik amaçlı genel metotlara, zanaat ise geliştirilmiş metotları uygulama becerisine denmektedir. Eğer amaç gündelik bir gereksinimi karşılamıyorsa, zanaat sanata dönüşür. Zira sanat etkinliği zihinsel ve hatta ruhsal bir sezgiden kaynaklanır. Zanaat ve sanatın birlikte ortaya çıktığı ilk bölge, güneydoğu Anadolu’daki Göbeklitepe yöresidir.

Orada yaşamış olan insanlar tapınaklar inşa ettiler ve tapınaklarına taştan düzgün sütunlar diktiler. Üstelik sütunlara hayvan motifleri ve kabartmaları kazıyarak sanatı da başlattılar. O bölgede geliştirilen ilk teknoloji tarımdır. İnsanların günümüzden yaklaşık 12,000 yıl önce avcı toplayıcı yaşamdan yerleşik yaşama geçtikleri ve tarım geliştirdikleri genetik bilimi tarafından kanıtlanmıştır. Alttaki haritayı Harvard üniversitesinde çalışan genetik uzmanı David Reich çizmiştir. Haritada Göbeklitepe bölgesinde yaşayan insanların günümüzden 11,500 yıl önce tarımı geliştirdikleri ve oradan batıya doğru yayılıp tarımı gittikleri bölgelere öğrettikleri belirtiliyor. Tarım teknolojisi sayesinde dünyaya yerleşik yaşam tarzı yayıldı.

Yerleşik yaşam tarzı insanların düşünce ve davranışlarını temelden değiştirdi. Ekili alan oluşturmak için doğayı değiştirmek, oluşturulan tarım arazisini her türlü insan veya hayvan saldırısına karşı korumak, üretilen ürünleri depolayıp saklamak tarıma dayalı yaşam tarzının sonuçlarıdır. Habil ve Kâbil kardeşlerin hikâyesini herkes bilir. Habil göçebe çobanlık yaşamı ve Kâbil tarıma dayalı yerleşik yaşam tarzını seçmişti. Bir gün Habil’in koyunları Kâbil’in tarlasına girip tüm tarım ürünlerini yeyince iki kardeş arasında kavga çıktı ve Kâbil Habil’i öldürdü. Böylece, doğayı kendi malı gibi görmeyi ve bu malı korumak için kardeşini dahi çekinmeden öldürmeyi başlatan tarım teknolojisidir.

Yerleşik yaşam tarzı zamanla ticareti de başlattı. Tarım ürünlerini alıp satmak veya takas etmek için bir kayıt sistemine gereksinim vardı. Tarım teknolojisinden sonra insanların geliştirdiği en önemli teknoloji yazı teknolojisi oldu. Bu teknolojinin gereksinimi olarak zanaatkârlar ve yazıcı denen uzman kişiler gelişti. Yazıcılar ilk olarak Mezopotamya’da Sümer toplumunda ortaya çıktılar. Yazı önce resim yazısı ve ardından çivi yazısına dönüştü. Fakat çivi yazısı uzmanlık gerektiriyordu ve tarım ile ticaretle uğraşan halk çivi yazısını ne yazabiliyor ne de okuyabiliyordu. Çivi yazısının yerine ticarette büyük kolaylık sağlayan önce hece sonra da harf yazısı geliştirildi. Böylece, insanlığın ikinci büyük teknolojik evrimini harf yazısı sağladı.

Üçüncü büyük teknolojik evrim matbaanın icadıyla başladı. Matbaa sayesinde kitaplar halka yayıldı ve bilgi aktarımı büyük çapta hızlandı. Matbaayı icat eden Alman Johannes Gütenberg Avrupa’da düşünce devrimine neden oldu. 1517 yılında bir diğer Alman, Martin Lüther doksan beş maddeden oluşan ve Katolik yaşam tarzına itiraz eden bildirisini dağıtarak Protestanlık hareketini başlattı. Protestan sözü ‘itiraz” demek olan ‘protest’ sözünden türetilmiş ve Protestanlık tüm kuzey Avrupa’nın yaşam tarzını etkileyip değiştirmiştir. Protestanlığın bir kolu olan ve İngiltere’de 8. Henry tarafından 1534 yılında başlatılan Anglikan kilisesi, Anglosakson dünyasına maddiyatçı bakışın ve kapitalizmin yayılıp yerleşmesine neden olmuştur.

Dördüncü teknolojik evrim bilgisayarların icadıyla başladı. Bilgisayar teknolojisi tüm dünyada hızlı bir bilgi ve haber akışına neden oldu. Günümüzün yaşam şekli büyük çapta bilgisayarlara ve bu teknolojinin ürünü olan yapay zekâ yazılımlarına bağlıdır. Yapay zekânın geleceği hakkında birçok yorum yapılmakta ve robotların gelecekte insanlara zararlı olabilecekleri görüşü ileri sürülmektedir. Bu konuda şimdiden birçok film yapılmıştır. Benim görüşüm, önümüzdeki yüz yıl içinde robotların farklı bir tür olarak dünyada var olacakları şeklindedir.