Dünya ekonomileri salgınla mücadele kapsamında sıfır ve negatif faizli dönemlerini, parasal genişleme hamlesiyle destekleyerek yaşanacak iktisadi buhranın etkilerini minimuma indirmenin hesapları içinde. Peki kurulan bu parasal düzenin yıllar içinde sistematik bir şekilde arıza vermesi ve sürekli sekteye uğraması tesadüf mü?

Parasal genişleme adı altında para basılarak dünyaya pompalanması, durumun iyileşmesini sağlayacak algısında olanlar açısından büyük hayal kırıklığı olacak. İyileşme olmasını geçtim süreci resesyon ile atlatabilmek bile mucize. Şu an için yaşanan resesyonun yakın zamanda öncelikli olarak depresyona dönüşmesi muhtemel gözüküyor. Salgın sebebiyle insanların önceliklerinin sağlık ve gıda üzerine yoğunlaşması, kazanılan paraların veya sahip olunan birikim ve mevduatlarının buralara kaymasına neden oluyor. Kimsenin ekonomik göstergeleri düşüneceği ve likitide yönetimini önemseyeceği zamanlarda değiliz. Bunun için şu anda yaşananlar sadece korku ve panik ortamından başka bir şey değil.

FED ve ECB’nin karşılıksız para basarak sistemi kurtarma çabası yeterli olmayacaktır. Özellikle FED’in sürekli teşvikler açıklaması ve sınırsız varlık alımı yapacağını duyurması kısa vadeli iyimserlikten başka bir şey getirmeyecek. Sınırsız varlık alımından kastedilen sınırsız para basmak demektir. Büyük şirket ve kuruluşların tahvillerinin ve borç senetlerinin alınarak karşılığında para verilmesidir. Ancak sınırsız para basılarak dolaşıma sürülmesinin kaçınılmaz sonu hiperenflasyon olacaktır. Almanya’nın 1’inci Dünya Savaşı sonrasında savaş ekonomisinin getirdiği yıkımın para basılarak kurtarılmaya çalışılmasının nasıl daha büyük bir yıkım getirdiğini göstermektedir.

Bu kadar parasal genişlemenin sonucu altının güçlenmesiyle sonuçlanacaktır. Basılan paranın büyük bir bölümünün emtiaya kayma süreci çoktan başladı bile. Altının ons fiyatını takip edersek sürecin daha önceye dayandığını görebiliriz. Özellikle de kaydi olarak değil fiziki altına geçiş sürecinin daha da hızlandığı resmi rakamlardan anlaşılmaktadır. Yapılan her parasal genişlemenin yeni balonlar oluşturacağı ve zamanla bunların patlayarak daha kötü bir sürecin geleceği sistemin işleyiş mekanizmasından kaynaklanıyor.

Yaşananlara baktığımızda dünyanın büyük bir değişim sürecinde olduğu ortada. Bu salgının sadece bir salgın olmadığını özelikle mevcut para sisteminin yıkılmaya başladığını ve kurgulanan yeni parasal sistemin devreye alınmasının birinci aşamasında olduğumuzu düşünüyorum. Farkındaysanız savaşlarla bile insanların küresel çapta bu kadar net kontrol edilebilmesi mümkün değilken, salgın ile beraber planlanan kontrollü bir kaos neticesinde korku yönetimi oluşturulmuştur. Dünya genelinde yaklaşık üç milyar insan belki daha fazlası evlerinde. Ayrıca bunun ötesinde insanlar üzerindeki kontrolün merkezi bir sistem üzerinden izlenmesi ve dünyanın dijitalleşmesi sürecini yaşıyoruz.