Korkunç dönemde, kara zamanda, acımasız Nazi Almanyası’nda Heinrich Himmler’in kontrolünde olan bir birlikten söz etmeliyiz şimdi. Reinhard Heydrich yönetimi altındaki Alman Ordusunun işgal ettiği bölgeleri ev ev arayarak Yahudi ve komünistleri öldüren seyyar infaz birlikleri olan, toplama kampları kurulmadan önce infazlarda etkin rol oynayan ve gezici birliklerden olan “Einsatzgruppen” bu bağlamda, Mobilize Katliam Birlikleri, çoğunlukla Alman SS ve emniyet personelinden oluşan mangalardı. Sürekli hareket halinde olmalar, bir infazdan diğerine koştukları bilinmekte ve tarihin her anında şahitlik ettiği birçok acımasız katliamın arkasında imzaları bulunmaktaydı.

Alman Emniyet Gücü ve Güvenlik Servisi subayları komutasındaki Einsatzgruppen’in görevi işgal edilmiş Sovyetler Birliği’nde Alman muharebe hattının gerisindeki ırksal ya da siyasi düşman olarak algıladıkları kişilerin öldürülmesiydi. Kurbanlar arasında daha çok Yahudiler, Çingeneler, Sovyet ülkeleri ve Sovyet Komünist partisinin yetkilileri yer alıyordu. Einsatzgruppen ayrıca yetiştirme kurumlarında kalan zihinsel ve bedensel engelli binlerce kişiyi de katletti. Birçok düşünür işgal edilen Sovyetler Birliği’ndeki Yahudilerin Einsatzgruppen ve Ordnungspolizei müfrezeleri tarafından öldürülmesinin, Nazilerin tüm Avrupalı Yahudileri katletme planı nihai çözümün ilk adımı olduğuna inandığını belirtmişti.

United States Holocaust Memorial Museum’da yer alan bilgilerden de yararlanmak usulüyle size bahsedebilirim ki; Sovyetler Birliği’nin Haziran 1941’deki işgali sırasında, Sovyet topraklarının içlerine doğru ilerlerken Einsatzgruppen orduyu takip etmiştir. Genellikle yerel sivil halkın ve polisin desteğinden yararlanan Einsatzgruppen toplu katliam operasyonları yürüterek; sonradan uygulanan Yahudilerin kendi köylerinden ve kasabalarından ya da gettolarından ölüm merkezlerine sürgün edilmesi yönteminin aksine, doğrudan Yahudi topluluklarının evlerine gelerek katliamlarını gerçekleştirmiştir.

Alman ordusu Einsatzgruppen’e teçhizat, ulaşım, barınma, kimi zaman da esirlerin taşınması ve kontrol edilmesi için birlikler göndererek insan gücü şeklinde lojistik destek sağladı. Başlangıçta yalnızca öncelikli olarak Yahudi erkeklerini öldürdü. Fakat 1941 yılının yaz aylarında ise gittiği her yerde Yahudi kadınları, erkekleri ve çocukları, yaş veya cinsiyet ayrımı yapmaksızın vurarak öldürdü. Sonrasında ise toplu mezarlara gömmekten çekinmedi. Çoğunlukla yerel muhbir ve yorumcuların yardımı ile, belirli bir yerde bulunan Yahudilerin kimliği tespit edilmesi sağlandı. Ve bu kişiler toplama noktalarına götürüldü. Askerler üzerindeki negatif psikolojik etkiler düşünülerek çukurlar kazılması yönünde karar verildi. Sonrasında ise önceden kazılmış olduğu infaz alanlarına yük arabalarında veya yürüyerek götürüldüler. Bazen esir kurbanlar kendi mezarlarını kazmak zorunda dahi kaldı. Kurbanların eşyalarını teslim etmesi ve soyunmasının ardından, kadınlar, erkekler ve çocuklar açık çukurun önünde dururken askeri stilde ya da çukura karşı yüzüstü uzanırken balık istifi olarak bilinen şekilde öldürüldü.

Einsatzgruppen tarafından en sık başvurulan öldürme yöntemi ateş ederek öldürmek de denebilir. Çünkü tarih bu yönde bir bilgi veriyor. Fakat 1941 yazında, ateş ederek yapılan toplu ölümlerin adamları üzerindeki psikolojik yükü fark eden Heinrich Himmler, daha uygun bir öldürme yönteminin geliştirilmesini talep etti. Sonuç olarak kurbanları öldürmek için egzozundan karbon monoksit çıkan bir kargo kamyonunun üzerine yerleştirilmiş mobilize gaz odası, yani gaz arabası üretildi. Gaz arabaları doğu sınırında ilk kez 1941 sonbaharının bitimine doğru ortaya çıktı ve ateş ederek öldürmenin yanı sıra, Einsatzgruppen’in faaliyet gösterdiği pek çok bölgede Yahudilerin ve diğer kurbanların öldürülmesi için kullanıldı.

Alman ordusunu Sovyetler Birliği’nin içlerine doğru takip eden Einsatzgruppen müfreze büyüklüğünde dört operasyon grubundan oluşuyordu. Eisatzgruppe’a yelpaze gibi açılacak Doğu Prusya’dan Litvanya, Letonya ve Estonya’ya, oradan Leningrad’a, şimdiki St. Petersburg’a kadar ilerledi. Kovno, Riga ve Vilna’daki Yahudileri katletti. Einsatzgruppen B, işgal altındaki Polonya’da Varşova’dan başladı ve Belarus üzerinden diğer yerlerin yanı sıra Grodno, Minsk, Brest-Litovsk, Slonim, Gomel ve Mogilev’deki Yahudileri öldürerek Smolensk ve Minsk’e kadar ilerledi. Einsatzgruppe C, operasyonlarına Krakow’da başladı ve batı Ukrayna’dan Khorhov ve Rostov-on-Don’a kadar ilerledi. Einsatzgruppe C’nin personeli Einsatzgruppe 4a koluna ait birliklerin Eylül 1941’in sonunda iki günde Babi Yar Boğazı’nda otuz üç bin yedi yüz yetmiş bir Kievli Yahudiyi öldürdüğü Kiev’deki, Lvov, Tarnopol, Zolochev, Kremenets, Kharkov, Zhitomir’deki katliamları yönetti. Dört birlik arasından Einsatzgruppe D, güneydeki en uzak noktalarda faaliyet gösterdi. Einsatzgruppe D’nin personeli Güney Ukrayna ve Kırım’da, özellikle Nikolayev, Kherson, Simferopol, Sevastopol, Feodosiya ve Krasnodar bölgesinde katliamlar yaptı.

Einsatzgruppen, Almanlar ve Mihver ülke devletlerinden, yerel işbirlikçilerden ve diğer SS birimlerinden oldukça fazla yardım aldı. Einsatzgruppen üyeleri SS, Waffen SS, SD, Sipo, Ordnungspolizei ve diğer kolluk birimlerindendi. 1943 yılının bahar ayına kadar, Einsatzgruppen ve Ordnungspolizei müfrezeleri bir milyondan fazla Sovyet Yahudi’sini ve on binlerce Sovyet siyasi komiseri, partizanı, Romanları ve kurumlarda kalan engelli bireyleri katletti. Mobilize öldürme yöntemlerinin, özellikle ateş ederek öldürmenin, verimsiz olduğu ve öldüren kişiler üzerinde külfetli bir etki bıraktığı ortaya çıktı. Einsatzgruppen’in kendi operasyonlarını yürüttüğü esnada bile, Alman yetkililer daha fazla Yahudiyi öldürebilmek için tek noktadan yönetilen ölüm merkezlerinde sabit gaz odası tesisleri kurma planlarına başladı ve söz konusu tesisleri de işte bu dönemde inşa etti.