Ana Sayfa Sosyoloji

Sosyoloji

Her toplumda, o topluma bir “toplum” olduğunu hatırlatacak, toplumdaki dayanışma ve bir aradalık duygularını güçlendirecek, bu şekilde toplumun mensuplarına belki biraz daha az yalnız hissettirecek, kutsallıkla bezeli ve belli periyotlarla tekrarlanan “özel günler” olur. Bu “özel günler” aynı zamanda o toplumu “o toplum” yapan, onu diğerlerinden ayıran, bu şekilde...
İnsanlık idealinin sevilmeyen ama asla vazgeçilemeyen yan ürünüdür şiddet. Diğer bir deyişle insanların çok büyük bir çoğunluğunun başkalarında görmekten hoşlanmadığı, kullananları eleştirip kötülediği ama gerekli gördüğünde başvurmaktan çekinmediği bir eylemdir. İnsanlık tarihinin her bir sayfasında hatta her bir satırında ona ya da ondan izlere rastlamak mümkündür. Kişiler arası ilişkilerden...
19’uncu yüzyıl Fransa’sı cumhuriyet ve monarşi arasında mekik dokuyup, zenofobik eğilimlerle boğuşurken, aynı zamanda sosyoloji bilimi hakkında hararetli ve ilginç tartışmalara ev sahipliği yapıyordu. Sosyolojinin babası kabul edilen Durkheim, asrın sonlarında henüz bu ünvanı hak etmemişti. Entelektüel çevreler, Bruno Latour’un en büyük ilham kaynağı Gabriel Tarde’ın, Durkheim’in düşünce tarzına...
İnsan, diğer tüm canlılar gibi yaşamını sürdürebilmesi için birtakım ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan bir varlıktır. Ne var ki, diğer canlılar gereksinimlerini genellikle anlık ya da kısa süreli olarak karşılamakla yetinirken, insan tüm davranışlarını şekillendiren istikrar duygusunun etkisiyle gelecekte oluşacağını öngördüğü ihtiyaçlarını da önceden karşılamanın yollarını arar ve kendisini bu...
İnsan, en temel duygusu olarak tanımlayabileceğimiz istikrar duygusunun etkisi altında yaşar. Bu duygu doğrultusunda dünyayı, yaşamı ve kendisini bir bütün olarak kavrayıp anlamlandırmak ister. Gözlemlediği, deneyimlediği olaylardan elde ettiği bilgi birikimini bu doğrultuda kullanıp hayatını daha istikrarlı bir hale getirmeye, anlam kazandırmaya çalışır. Farklı deneyimlerle test edip gerçek olarak...
Siyasette bir amaca varmak için bütün araçların kullanılmasını meşru sayan görüşe Makyavelizm denildiğini biliriz. Bu teori o kadar geniş bir yelpazede kendine yer buluyor ki; dünya üzerinde bu kavramın birçok insan için farklı tezahürlerinin olduğunu da görürüz. Hatta ideolojik görüş olarak benimseyen kimselerin de var olduğunu da söylemeden geçemeyiz....
Hiyerarşi sistemi, organizasyon yapısında yer alan kişilerin alt-üst ilişkilerini, görev ve yetkilerine göre sınıflandıran bir sistemdir. Kısaca sistemin özünde; yapılan işin bir üst görevdeki kişi tarafından denetlenmesi, kontrolü ve onaylanması bulunuyor. Tabii durum bu kadar kolay ifade edilemeyecek kadar derin; derin olduğu kadar da sığ. Hatta o kadar gariptir...
İnsanı ve toplumsal yaşamı konu edinen çok sayıda bilim dalı vardır. Tarih, arkeoloji, beşeri coğrafya, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, etnoloji, teoloji, dilbilim, edebiyat vb. birçok alanda hummalı bir faaliyetle kütüphaneleri doldurup taşıran kitaplar, tezler ve makaleler yazılıyor. Kongre ve seminerlerde bildiriler deyim yerindeyse havada uçuşuyor. Ne var ki, bu bilgi...
Tüketimin çağın diğer bütün olumsuzluklarını örten yeni bir dinmişçesine pompalandığı günümüzde insanlar birbirlerini tükettikleri şeyler üzerinden değerlendiriyor. Akıllara zarar bir servet ve gösteriş yarışına giren kimi ünlü zenginlerin yaptığı her hareket büyük bir heyecanla takip edilirken, yoksulluk giderek büyüyen dev bir sorunlar yumağına dönüşmüş olmasına rağmen sokağa terkedilmiş bir...
Topluma uyum sağlamak, yargılanmamak, dışlanmamak, ait olabilmek adına sürekli korkutularak yetiştirildik. Korkular üretmeyi öğrendik. Karanlıktan gelip bizi alacak öcüler, yalan söylersek yanacağımız cehennemler, bedenlerimize dokunursak işleyeceğimiz büyük günahlar, büyüdükçe bizden beklentileri yerine getiremediğimiz zaman maruz kalınan ağır eleştiriler... Büyüdükçe, bu tip yapmalar, yapmalılar bizi öylesine ele geçirir ki artık içimizde...