Ana Sayfa Sosyoloji

Sosyoloji

İnsan, diğer tüm canlılar gibi yaşamını sürdürebilmesi için birtakım ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan bir varlıktır. Ne var ki, diğer canlılar gereksinimlerini genellikle anlık ya da kısa süreli olarak karşılamakla yetinirken, insan tüm davranışlarını şekillendiren istikrar duygusunun etkisiyle gelecekte oluşacağını öngördüğü ihtiyaçlarını da önceden karşılamanın yollarını arar ve kendisini bu...
İnsan, en temel duygusu olarak tanımlayabileceğimiz istikrar duygusunun etkisi altında yaşar. Bu duygu doğrultusunda dünyayı, yaşamı ve kendisini bir bütün olarak kavrayıp anlamlandırmak ister. Gözlemlediği, deneyimlediği olaylardan elde ettiği bilgi birikimini bu doğrultuda kullanıp hayatını daha istikrarlı bir hale getirmeye, anlam kazandırmaya çalışır. Farklı deneyimlerle test edip gerçek olarak...
Siyasette bir amaca varmak için bütün araçların kullanılmasını meşru sayan görüşe Makyavelizm denildiğini biliriz. Bu teori o kadar geniş bir yelpazede kendine yer buluyor ki; dünya üzerinde bu kavramın birçok insan için farklı tezahürlerinin olduğunu da görürüz. Hatta ideolojik görüş olarak benimseyen kimselerin de var olduğunu da söylemeden geçemeyiz....
Hiyerarşi sistemi, organizasyon yapısında yer alan kişilerin alt-üst ilişkilerini, görev ve yetkilerine göre sınıflandıran bir sistemdir. Kısaca sistemin özünde; yapılan işin bir üst görevdeki kişi tarafından denetlenmesi, kontrolü ve onaylanması bulunuyor. Tabii durum bu kadar kolay ifade edilemeyecek kadar derin; derin olduğu kadar da sığ. Hatta o kadar gariptir...
İnsanı ve toplumsal yaşamı konu edinen çok sayıda bilim dalı vardır. Tarih, arkeoloji, beşeri coğrafya, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, etnoloji, teoloji, dilbilim, edebiyat vb. birçok alanda hummalı bir faaliyetle kütüphaneleri doldurup taşıran kitaplar, tezler ve makaleler yazılıyor. Kongre ve seminerlerde bildiriler deyim yerindeyse havada uçuşuyor. Ne var ki, bu bilgi...
Tüketimin çağın diğer bütün olumsuzluklarını örten yeni bir dinmişçesine pompalandığı günümüzde insanlar birbirlerini tükettikleri şeyler üzerinden değerlendiriyor. Akıllara zarar bir servet ve gösteriş yarışına giren kimi ünlü zenginlerin yaptığı her hareket büyük bir heyecanla takip edilirken, yoksulluk giderek büyüyen dev bir sorunlar yumağına dönüşmüş olmasına rağmen sokağa terkedilmiş bir...
Topluma uyum sağlamak, yargılanmamak, dışlanmamak, ait olabilmek adına sürekli korkutularak yetiştirildik. Korkular üretmeyi öğrendik. Karanlıktan gelip bizi alacak öcüler, yalan söylersek yanacağımız cehennemler, bedenlerimize dokunursak işleyeceğimiz büyük günahlar, büyüdükçe bizden beklentileri yerine getiremediğimiz zaman maruz kalınan ağır eleştiriler... Büyüdükçe, bu tip yapmalar, yapmalılar bizi öylesine ele geçirir ki artık içimizde...
Birey, hiç şüphesiz organik bir varlıktan kültürel bir özne konumuna geçerken toplumun az çok etkisi altındadır. Kimliği, kültürel kodlarla şekillenir; şimdiki zamanı, geçmişinin ürünüdür. Düşünmek için kavramlara ihtiyaç duyar ve kavramlar toplumun belleğindeki dilsel kalıntılardır. Toplum bireye yön verir, birey ise topluma. İnsan zamanda ve mekânda aynı anda var...
Bir bilgi ve bilişim toplumu içerisinde yaşamaya başladığımız onlarca yıldır tartışılan bir mesele. Hardt ve Negri’nin İmparatorluk’u, Beniger’ın Kontrol Devrimi, Castells’in bilgi ve ağ toplumu yaklaşımları küresel olarak yaşanan dönüşümleri yakalayabilme ve kavramsallaştırabilme çabaları. Tüm bu yoğun dönüşüm süreçlerinin kendini en açıkça gösterdiği yerse elbette içinde yaşadığımız toplumun artık...
İçinde bulunduğumuz son on senenin yükselen ve ülke gündeminin ana noktalarından birisi haline gelen tartışma konusu kutuplaşmaydı. Bunun iç siyasi etmenlerden kaynaklanan, aslında önlenebilir, hatta önlenmesi bir bekâ meselesi olan mühim bir konu olduğu erken dönemde neredeyse herkes tarafından dile getiriliyordu. Sonra yavaş yavaş küresel iklim değişmeye başladı. Doğu...